مقابلات لمسنين نازحين يروون معاناتهم في ظل الظروف الصعبة في مخيمات النزوح وفقدان الدواء والغذاء، مخيم في دير البلح.
مقابلات لمسنين نازحين يروون معاناتهم في ظل الظروف الصعبة في مخيمات النزوح وفقدان الدواء والغذاء، مخيم في دير البلح.
95% من النساء الحوامل والمرضعات يعانون من فقر غذائي حاد.
Hamile ve emziren kadınların yüzde 95'i ciddi beslenme yetersizliği çekiyor.
95% of pregnant and nursing women suffer from severe malnutrition
ما لا يقل عن 90% من الاطقال في غزّة يواجهون خطر الاصابة بالامراض المعدية
Gazze'deki çocukların en az yüzde 90'ı bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskiyle karşı karşıya
Not less than 90% of children in Gaza are threatened by catching contagious diseases
لا يوجـــد ســـوى مستشـــفى تخصصي واحـــد لـــكل الجرحى والمرضى، ويعانـــي نقصـــاً حـــادا في المستلزمات الطبية.
Tüm yaralı ve hastalar için tek bir özel hastane var ve bu hastane ciddi tıbbi malzeme sıkıntısı çekiyor.
The only hospital dedicated to treating injured and sick patients is facing a severe shortage of medical supplies.
لا يوجـــد ســـوى مستشـــفى تخصصي واحـــد لـــكل الجرحى والمرضى، ويعانـــي نقصـــاً حـــادا في المستلزمات الطبية.
Tüm yaralı ve hastalar için tek bir özel hastane var ve bu hastane ciddi tıbbi malzeme sıkıntısı çekiyor.
The only hospital dedicated to treating injured and sick patients is facing a severe shortage of medical supplies.
لا يوجـــد ســـوى مستشـــفى تخصصي واحـــد لـــكل الجرحى والمرضى، ويعانـــي نقصـــاً حـــادا في المستلزمات الطبية.
Tüm yaralı ve hastalar için tek bir özel hastane var ve bu hastane ciddi tıbbi malzeme sıkıntısı çekiyor.
The only hospital dedicated to treating injured and sick patients is facing a severe shortage of medical supplies.
Kronik hastalığı olan 350.000 kişi ilaç verilmemesi nedeniyle risk altında.